Ne ümitle gelmiştim yaşadığın şehire
Anı değil kendime ancak sabır ayırdım
Göz yaşlarım akarken gönlümdeki nehire
Ağlamaklı bir halde Ankara’dan ayrıldım
Sen tatlı sürprizleri severdin biliyordum
“Nasıl olsa bulurum” diyerek geliyordum
Oldukça neşeliydim her şeye gülüyordum
Ağlamaklı bir halde Ankara’dan ayrıldım
Gezdiğimiz yerlerde aradım bulamadım
Dostlarıma sözüm yok ben mutlu olamadım
Bir haftaydı niyetim iki gün kalamadım
Ağlamaklı bir halde Ankara’dan ayrıldım
Boğuluyor gibiydim daha fazla kalmadan
“Gidiyorum” diyerek haber bile salmadan
Kimseye söylemeden valizimi almadan
Ağlamaklı bir halde Ankara’dan ayrıldım
Uzun lafın kısası yana yana kızarak
Üzüntümden hırsımdan tende cana kızarak
Hem kendimi suçlayıp hem de sana kızarak
Ağlamaklı bir halde Ankara’dan ayrıldım
04 Aug 2008
Sebebini anladım bu zamansız gidişin
Biraz ümit olsaydı “Yalvarırım dön” derdim
Şunu bil ki elvedan başlangıcı bitişin
Yüreğimi seninle Ankara’ya gönderdim
Uzun uzun yolları büyüttükçe gözümde
İsyanım destan oldu en ufacık sözümde
Ne bende huzur kaldı ne tebessüm yüzümde
Yüreğimi seninle Ankara’ya gönderdim
Yıllar önce gelseydik ikimiz bir araya
Elbet merhem bulurduk bu kapanmaz yaraya
Seni sultan eyleyip gönlümdeki saraya
Yüreğimi seninle Ankara’ya gönderdim
Yazan yazmış kaderi madem kendi eliyle
Hiç kimse bir tutmasın seveni bir deliyle
Hasretimin yangını gözlerimin seliyle
Yüreğimi seninle Ankara’ya gönderdim
Şimdi senden son arzum ara sıra an beni
Seni mutlu bileyim sen de öyle san beni
Bende kalan bir beden terk eyledi can beni
Yüreğimi seninle Ankara’ya gönderdim
04 Aug 2008
Sevgisiz bir yüreği neye yarar taşımak
Sevmek eğer suç ise gözler neden bakışır
Madem bize yakışmaz böyle bir aşk yaşamak
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
Avunmaya çalışma “göze yasak yok” diye
Sakın beni suçlama “sözlerin bir ok” diye
Talihsiz aşkımızın sakıncası çok diye
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
Kendin yarat şansını, sitem etme durmadan
Geçip gider mutluluk kapımızı vurmadan
Bir gün baş başa kalıp, hayal bile kurmadan
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
Bundan böyle sevgiyle dönmesin mi çarkımız
Kesilsin mi dansımız, çalmasın mı şarkımız
Yaşayan bir ölüden kalmasın mı farkımız
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
Sevmeyene hayat boş her sevene bir cefa
Aşka değer verip de süren yok mu bir sefa
“Seviyorum” deyip de sarılmadan bir defa
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
Saçlarını koklatma, gonca güller der bana
Her şeyim sana ait, sende var mı yer bana
Son defa soruyorum, cevabını ver bana
Bağrımıza taş basıp ayrılmak mı yakışır
04 Jun 2008


(0)